Dandik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dandik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2009 Çarşamba

Sense of humour



''Fenerbahçe, sezon sonunda G.Saray'la sözleşmesi bitecek olan Harry Kewell'ı kapmak için şimdiden harekete geçti

Son yıllarda transfer etmek istediği isimlerle ilgili çalışmalara çok önceden başlayan Fenerbahçe, müthiş bir yıldızı daha şimdiden gözüne kestirdi. Fenerbahçe'nin transfer etmesi halinde Türkiye'de çok büyük yankı uyandıracak olan
bu isim Galatasaraylı Harry Kewell'dan başkası değil. Sarı-lacivertli ekip, sezon sonunda Galatasaray'la sözleşmesi bitecek Avustralyalı futbolcuyu kapmak için şimdiden planını yaptı.

Cimbom, yıllık 2.5 milyon euro ödediği 31 yaşındaki futbolcuya, yeni sözleşme için daha düşük bir rakam önermekten yana. Ancak Kewell'ın indirimi kabul etmeyeceğine kesin gözüyle bakılırken, bu anlaşmazlıktan yararlanmak isteyen Fenerbahçe, yıldız futbolcuya istediği ücreti verecek. Sarı-lacivertlilerin, aracılar vasıtasıyla Kewell'ın menajeri Bernie Mandic ile konuyu görüştüğü ve olumlu mesajlar aldığı kaydedildi.

Kaynak: FOTOMAÇ''

Open your heart, i'm coming home



uzun zaman sonra böyle cıvıl cıvıl bir not çizelgesi görünce heyecandan bloga koydum. muhteşem görünüyor bana kalırsa. o kadar sıçtın mavisi dedik, adam akıllı sıçmışlığım yok bu sefer. sırf dikkat çekmek için yapmışım gibi oldu. sınavdan düşük alacam diye ağlayıp 90 alan kızlar gibi oldum. aldakllkşag. anasını satayım gerçi en yükseği 80 ama benim için mucize lan bu. aşağıda üç beş not daha var onları koymadım. önemsiz derslerin notları onlar. sınava pijamamı soksam o 90 alır yani, o derece. onlardan gelen yüksek notlara sevinecek kadar düşmedim allah çok şükür. şu dört ders dönemin en taşaklı dört dersi. gerçi size neyse. size niye anlatıyorum ben bunları amına koyim. ben şey diyecektim, bu florentino perez çok fena yan bastı.

geri zekalı adam 250 milyon para harcadı ronaldosu sakatlanınca oynayacak kanat oyuncusu yok. robben'i gönderdi hayvanın evladı. sneijder'i gönderdi.. birini bize vereydin lan bari. gitti öküz gibi hücum hattı kurdu defansa bak. aslında bundan da size ne. futbolla ilgilenmiyosunuz ki siz. florentino perez'i bile tanımıyosunuzdur allah bilir. çok yakışıklı bi dizi oyuncusu olsa tanırdınız ama. böylesiniz çünkü siz. ugg bile giyiyosunuzdur muhtemelen.

35 milyona benzema'yı alacağına üstüne 10-15 daha koyup villa'yı alaydın bari lan. nistelrooy'un ayağına bakmazdın şimdi.

10 Kasım 2009 Salı

Önemli!

arkadaşım cafer bu blogu ziyaret etti. içeriğiyle ilgilenmeksizin aniden 'şarkı çalıyo lan kotam gidiyo amına koyim kotam az lan famili gay indircem lan kotam' dedi. sanırım devasa bir hata yaptım oraya şarkı koyarak. ttnet'in ekmeğine yağ sürdüm. bana kafam girsin.

kotanızı yandaki şarkılardan korumanın yöntemi ise basit. ufak bir dns ayarıyla çözebilirsiniz sanırım. ufak bir dns ayarının çözemeyeceği hiçbir şey yoktur. ufak bir dns ayarı.. hep bizimle kal. gitme sana muhtacız.

6 Kasım 2009 Cuma

Kepazelik!

köşe yazarı başlığı gibi oldu lan. hoşuma gitmeyen şeylerin sorumlularına saydırmak istiyorum, üstü kapalı küfürlerle rakibimi boğmak, sağlı sollu yardırıp galibiyet golünü atmak istiyorum. yemin ediyorum altına gündem karikatürü, ne bileyim bizimcity koy sırıtmaz böyle başlığın. kepazelik!

saat 05.42. az sonra sıçtın mavisi çıkacak, fotoğrafını çekip koyarım. bazı fuzuli şeylerle uğraşırken nerden bulduysam mixpod diye bi site buldum. bloglara playlist yapıyormuş. şu bloğa benden başka uğrayan olmuyor ama heves ettim bi denedim nasıl oluyormuş diye. sığmadı mı nolduysa yarım çıktı benim playlist. saçma sapan bir şey oldu ama silmeyecem. heves ettim. yazılarımı okurken insanlar gevşesin, ruhlarını hoş bir esinti sarsın diye özellikle şarkılar seçtim. akjlfakla. yazdıklarımı okuyan da yok ha. ana avrat başbakana sövsem bi kişi dava açmaz bana. başım belaya girmez.

heha, bir gün ben öldükten sonra bu bloğu farkedecek biri, gazetelere çıkacam. 'ölmeden önce şunları şunları yazmış' gibi haberlere meze olacak bu blog. ağlarsa anam ağlayacak gerisinin götüne koyim. düşününce çok garip oluyor insan.. okutacaklar millete bunları. arkadaşlarım falan farkedecek, 'bu herif yazıp duruyomuş ya la' diyecekler, okuyup ağlayacaklar. sırf bu yüzden arkadaşlarım hakkında kötü şeyler yazmıyorum. küfür etmiyorum kimseye. üzülürler lan sonra.

annecim ve babacım, bilmenizi isterim ki intihar falan etmeyeceğim. yavşak gazeteler ölümümü dramatize etmek için aptal aptal şeyler yazarlar, 'zati çok melankolikmiş, fazla yaşamazdı, kesin ihtihar etmiştir' gibi şeyler söylerler, inanmayın. sikseler intihar etmem.

neyse asıl mevzudan uzaklaştım. şu mixpod denen site ne pis siteymiş arkadaş. bi playlist yaptı çarşaf çarşaf reklam veriyor. oraya buraya sitenin ismini yazmalar, kendinizinkini yapın demeler. bi seferlik de hayrına yapın lan? ölür müsünüz? banner maker'lar da aynı işi yapıyor. özene bezene banner yapıyosun sol alt köşede sitenin ismi yazıyor. vay arkadaş ya..


Günün sıçtın mavisi;



buranın saati bozuk..

10 Kasım'a kadar 1 milyon!

buna benzer isimlere sahip çeşitli facebook gruplarına davet ediliyorum birkaç gündür. üstelik tek kişi de değil, aynı gruba 12 kişi davet ediyor. neymiş? o.. çocuğu terörist apo'nun bile 10k hayranı varmış, atamızın niye yokmuş. ya çok büyük dert amına koyim. atamızın facebook'ta fanı yokmuş. kapatalım ülkeyi gidelim. ülkede siyasetin geldiği noktada apolitize olmak sığ, sorumsuz, düşünmekten aciz, boşbeleş olmakla bir tutuluyor. diyor ki adam; 'akçı mısın laikçi mi? cevap ver akçı mısın?' diyorsun; 'uğraştırma beni, git burdan' 20 tanesi toplanıp 'yobaz, hain, sorgulamaksız, götlek' deyu üzerine fırlıyor.

benim gördüğüm kadarıyla ülke 3 kesime ayrılmış. atam sen kalk ben yatamcılar, atam sen kalk ben yatamcı olmayıp yobaz olmakla suçlananlar ve bülent uygunlar. hal böyleyken neyi kime nasıl savunacaksın, inanın bilmiyorum. siyasi tartışmalar için deyimler sözlüğü çıksa yakında yok satar. zaten kullanılan kalıplar belli.

grup davetlerine siktir çektiğimde aptal tepkilerle karşılaşmış biri olarak söylüyorum, 10 Kasım'a kadar 1 milyon Atatürk fanı bulmak Atatürk'ü geri getirmeyecek. 11 Kasım'da tüm fanlar okullarında, iş yerlerinde, evlerinde hayatlarını nasıl devam ettireceklerini düşünüyor olacaklar. ve daha sonra 19 Mayıs için Atatürk'e 1 milyon fan kampanyasında tekrar bir araya gelecekler. gelsinler, lafım yok da, kendilerinden olmayanlara tepki vermesinler. açıkça söylemek gerekirse, ben bu isimde bir grupta olmaktan utanıyorum. az önce aylar önce yanlışlıkla olduğunu tahmin ettiğim bir biçimde DENİZ GEZMİŞ grubuna girmişim. utandım ve anında terkettim. severim Deniz'i, ama grubuna girmem. bunun sebebini bir psikoloğa soracam boş bir zamanda. göt kalkıklığı teşhisi koyarsa bozuşacam, takışacam ibneyle. 'oturduğun yerden para kazanıyosun lan münasebetsiz' diyecem.

***

aslında ben eskiden aktivisttim. zıt fikirlere müthiş sert yaklaşıp görüşlerini savunanlara 'la siktirin gidin ya la' derdim. çevrecilik, atatürkçülük, devrimcilik, mevrimcilik hepsini bi potada eritmiş ideal cumhuriyet erkeğiydim. daha sonra hevesimi kaybettim.

herkes kıskanır ya devlet yönetenleri, bakanları falan. acırım ben. bak mesela ben şu an yayılmış bunu yazıyorum, yarın sınavım olmasa sokaklarda arkadaşlarımla itlik peşinde olacaktım, bakan dediğiniz adamlar yok o protokol, yok bu davet, şu imza, bu mühür kafa patlatıyorlar. yav allah düşmanımın başına vermesin öyle mesleği. para cukka ediyorlar falan ama yemeye zamanları yok ki abi.. nasıl hırs yapmışsa herifler, versen dünyayı yiyecekler amına koyim. benim cebime 20 milyon mu girdi? gider sigara migara alırım, sinemaya giderim, kitap alırım. bir şekilde biter o para. herifin 2500 metrekare evi var, mecliste koşuşturmaktan evin içine girmişliği yoktur. e sikeyim ben öyle kudreti. neyse işte böyle böyle soğudum siyasetten politikadan boktan püsürden. varsın cenazeme güneş gözlüklü binlerce kişi gelip ağlamasın. 2500 metrekare evim de olmasın.

***

gündemde olan bitenlere dair fikirlerim var. onayladığım, onaylamadığım şeyler var ama bunları tartışmak benim için eziyet. ama galatasaray'ın orta sahadaki zenci ihtiyacını saatlerce tartışabilirim. zevk veriyor çünkü bu bana. asla çözülemeyecek sorunlar üzerinde saatlerce kafa patlatmaktansa transfer önerisi mailliyorum galatasaray'a. mantıklı bulurlarsa alıp getirirler belki.

fakaat, bu bakış açısı beraberinde 'ilkel öküz' sıfatını getiriyor bana. onlar ülkeyi ilgilendiren müthiş konular tartışıp beyin fırtınaları estirirken ben zenci orta saha düşünüyormuşum. hem onlar para kazanıyormuş, benim elime ne geçiyormuş. denyo muymuşum neymişim ya. siniredicisığdüşüncesizgündemdenkopukeşşeoğluymuşum.

ben bu görüşe katılmıyorum. futbolcular para kazanırken benim elime bir şey geçmiyormuş falan. yav o para kazanıyor dediğin futbolcular sırf ben eğleneyim diye tonlarca ter atıyorlar lan. maymuna dönüyor adamlar 90 dakika. şaftları kayıyor it. ben napıyorum? ağzımda sigara önümde çay 'ayağğın skeyim ayhan ayyağın' diyorum. üstelik beni eğlendirmek için karşılık beklemiyorlar. aldıkları para fazla olabilir ama tavuk mu yumurtadan çıkar sorusuna horozun verdiği cevabı veririm; 'ben sikerim gerisine karışmam'

10 Kasım'a kadar 1 milyon fan bulamazsanız Atatürk dünyaya rezil olur. 'heha hiç seveni yokmuş len' der gavurlar 5 çaylarını içerken. Atatürk'ün saygınlığı sizin elinizde. mutlaka olun 1 milyon kişi..

4 Kasım 2009 Çarşamba



afklaşkalşgaha. rivayete göre vakti evvel gavur kabilelerinin birinde yaşayan zibidinin teki duman yoluyla türk kabilelerine ahlaka mugayir şeyler göndermiş. buna sinirlenen türkler öyle çok ateş yakıp duman çıkarmışlar ki dinozorlar havasızlıktan ölmüş. o gün bu gündür hiçkimse türklere dil uzatmaya cüret edememiş..

200.000 kişi olum.. 200.000 lan. neredeyse yunanistan nüfusu. o değil fuck turkey grubundaki 900 kişiden 600'ü de türk ve sürekli küfür ediyorlar.
üçüncüyü bilmem ama dördüncü dünya savaşı internette çıkarsa gezegeni sikertiriz.

18 Mart 2009 Çarşamba

facebookal nane

az önce facebook semalarında gezer iken gözüme bir şey çarptı. pencereymiş. dışarıdan rüzgar bastırınca menteşe dayanamayıp yerinden fırlamış, açıldığı gibi geldi gözüme çarptı o da. gözüm mor şimdi, buz tamponu yapıyorum kendi kendime.

şimdi bazı arkadaşlar var, news feed'ime doluşmuşlar, bu arkadaşların ortak özelliği mal olmaları bence. şöyle ki; 'x,y,z bir de izel'in bebeği became fans of sabah diline dolanan aptal şarkıyı akşama kadar söyleyenler' diyor. şimdi burada önemli olan husus kim olduğumuz ve kime hayran olduğumuz. eğer biz de bunlardan biriysek bunu pekala kurulan bir grupta da afişe edip mallık yapabilirdik. çok afedersin, salaklık yapabilirdik. kuş beyinli olabilirdik. zira bize ne ulan diline doladığın aptal şarkıdan? sosyalleşeceğim diye giydiğiniz maymun kılıflarını çıkarın da bakın bir çevrenize. uğraştığınız işlere bakın. neyse konumuz o değil. şimdi bunlar halihazırda salak olmalarının yanısıra bu işin ekstrasına da göz dikmiş. salaklığın yüksek lisansıyla uğraşıyorlar.

elimizdeki veriler şunlar;
diline dolanan şarkıyı söyleyenler
kendini bu güruha ait hissedenler
aptal şarkı söyleyenlere hayran olanlar.

bu salak arkadaşların yaptığı şey aynen bu. aptal şarkıları söyleyenlere hayran oluyorlar. olm siz mal mısınız? denyo musunuz ya da ne bileyim, öküz müsünüz? sinirlendiriyorsunuz beni burda akşam akşam.

neyse ben gidiyorum. facebook'a koyum.

19 Şubat 2009 Perşembe

van minüt

hacılar&bacılar ve çok sevgili zehirli mantarlar. bugün farkettiğim bir ayrıntıyı bugün farkettim sonra da ben çok mut.. öff, ulan nasıl uzatılıyor bu cümle? bugün farkettiğim ayrıntıyı bugün farkettim. zaten dün farketsem bugün farkettiğim ayrıntı olmazdı. farz edelim ki yarın farkettim, o zaman da dün ayrıntı olan sağda solda demez mi 'pantolonumuz düşüyor' deyu? demezse allah bin belasını versin. neyse, bak yukarıya başlık mahiyetinde iliştirdiğim ufak bir şey var, içeriği de 'van minüt'. ha sen gerizekalısın, sen öküzsün, senin kafanın içi saman dolu, ben demesem anlayamayacaksın orada 'van minüt' yazdığını. sinirlensene abi. desene 'ha ben gerizekalıyım, ben öküzüm, benim kafamın içi saman dolu, sen demesen anlayamayacam orada 'van minüt yazdığını' deyu? hakkını aramıyosun ondan sonra vay efendim hakaret ediyorlar, tay efendim mağdurum, kay efendim sihirli bir değneğim olsa savaşları bitirirdim.

neyse ya, konudan saptım. şimdi malumunuz üzre başbakanımız davos'da tatsızlık çıkardı, vurdu kapıyı çıktı gitti. o olayın yansıması hala sürerken farkettim ki, ben davos krizinin vuku bulduğu andan bu yana bir kere bile 'van minüt' veya 'daha da gelmem x'e' esprisini yapmamışım. yemin ediyorum yapmamışım. gören duyan varsa gelsin uzun uzun konuşalım.

kendimle gurur duydum. babam bilse o da gurur duyardı, eminim. mizah unsuru olarak kullanmayacağım bu tepkiyiii, yapmayacağım van, demeyeceğim minüüüt. welkam tu dı jangıl.

allah benim belamı versin..
ingilizce kelimeleri okunuşuyla yazanlara da müthiş kıl olurdum. demek ki allah bir yerden verirken bir yerden alıyormuş. ay layk it. bak yine..

8 Şubat 2009 Pazar

ulén!

başta al gore olmak üzere birkaç iyi adam çıkmış, 'küresel ısınma var, dünyamızı yakiyi, ağzımıza sıçıyi' diyor. peki niye hala 400 milyon doğalgaz faturası ödüyoruz ulén?!

4 Şubat 2009 Çarşamba

İçime şehirler kaçıyor

- bizim peder beye 'sigarayı bırakmazsan kendimi evlatlığından reddederim' diyen dillerimi sikeyim. sigarasızlıktan perdeyi yakıp dumanını içime çektim az önce. halbuki o içerken pakedinden tırtıklıyordum bazı bazı. o bunu hiç bilmedi. çünkü ben bilsin istemedim. allı yeşilli 7 tane çakmağım var, bir tane bile sigaram yok. allah belasını versin nikotinin.

- bir dönem erotik hikaye okudum. dönemi az çok tahmin edersiniz, lise sıralarında dirsek çürüttüğüm vakitler. arkadaş bu adamlarınki nasıl sapkın bir hayal gücü inan anlayamadım. hele ensest hikaye yazan ruh hastalarının ağzının içine sıçayım ben afedersin. gerizekalı sapık. katiil.

- katil dedim de, çocukken 'büyüyünce ne olacaksın?' sorusuna 'katil' diye cevap veren bir arkadaşım vardı. intihar etti iki yıl önce. hayallerinin peşinden gittiğini söylüyorlar, bana kalırsa ibnelik yaptı.

- cennet'in çocuğunu sokak ortasında döven annelerin de ayakları altında olup olmadığını merak ederim zaman zaman. ya da cami avlusuna bırakan annelerin? eğer öyleyse işimiz yaş..

- spor gazetesi çıkarmak bana göre dünyanın en kolay işlerinden biridir. bir gece öncesinden football manager oyna, en pahalı futbolcular arasından birini beğen, ertesi güne 'x fener'de' diye manşet at. rahatlığa bak lan. sermaye olsa anında açacam bir tane spor gazetesi. yaratik. yaramaç. yaragol. yarak.

- şimdiye kadar sadece bir kez kaptırdım kendimi sözlük jargonuna ve bir kez gerçek hayatta bu jargonu kullanma gafletinde bulundum. canımı sıkan bir arkadaşımın kız arkadaşına 'ya bi siktir git çay koy' dedim. o garibim de gitti çay koydu getirdi. ne bilsin o sözlükçe konuştuğumu..

- bir kova parfüm sürünüp otobüse binen kızları sikesim geliyor zaman zaman. dizginliyorum ama öfkemi. hayır dağlardan gelen skindirik ferahlığının kokusunu seven var, sevmeyen var. saygılı olacaksın.

- 'sigaram yoktu' bahanesi bir cinayete meşruiyet kazandırabilir bence. işleyecem birazdan, anayasa taslağını hazırladım kendimce. du bakalım belki yerler.

- pembe oje süren kadını sevmem. onu seveni de sevmem. onu sevmediğim için beni sevmeyeni ben hiç sevmem. benim kendisini sevmememin hiçbir anlam ifade etmeyeceği insanı da sevmem. o beni bir sevmezse ben onu iki sevmem. gördün nü, bunların hepsi pembe oje yüzünden. üretici firmasını da sevmem.

- zeki müren türkçesi ile konuşan insana saygı duyarım, otobüslerde yer veririm. gerekirse reca ederim, gerekirse kelebekim.

- bülent ersoy türkçesi ile konuşanı sevmem. pembe oje fırlatırım alnıyın çatına. ben zaten bülent ersoy'u da sevmem.